Devlet Bahçeli: AYM’nin namus borcudur

0
1

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuşuyor. Bahçeli’nin konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Çevresiz insan insansız çevre yalnızca fantastik masalların konusudur. Yaşadığımız hayat masal değildir, insan-çevre ilişkisinin birbirinden soyutlanması imkansızdır. İnsan ya doğayı anlamak, ya hakimiyet kurmak ya da karşılıklı saygıya dayalı ilişki kurmak için çırpınıp durmuştur. Ekonomi, politik dönüşümler, sosyo-politik gelişimler insan ile çevre arasındaki ilişkileri değiştirmiştir. Hem insan hem çevrenin ihtiyaçlarını aynı anda merkezine koyan fikri ve siyasi arayışlar bir noktadan sonra gerçekçi önerilerin kapısını aralamıştır. Çevre sorunları çevre kirliliği olarak değil, toplumsal, siyasal, ekonomik ve ahlaki sorunları olan bir kavram haline gelmiştir.

Marmara Denizi’nde mart ayından beri baş gösteren deniz salyası istilası çevre üzerinde bir kez daha, daha kararlı, daha dürüst düşünmemize yol açmıştır. Kirli su ve sanayi/tarımsal atıkların etkisiyle ortaya çıkan mikrobiyolojik varlıklar yoğun bir şekilde sahillerimize tutunmuştur. Bu kaygı verici tablodan her insanımızın rahatsızlık duyması normaldir. Deniz salyasının kıyılarımızda dikey bir hareketle dibe doğru indiği de gözlenmektedir. Deniz canlılarının oksijeni kesilmektedir. Bir çevre felaketiyle karşı karşıya olduğumuz açıktır.

Bizim düşüncemize göre çevre sorunlarını kalkınma çevre ikilemi yerine akılcı bir kullanma, koruma ile sürdürülebilir bir politika ile aşmak mümkündür. Ülkemizin bütüncül bir çevre politikasıyla maruz kaldığı risk ve tehditleri en aza çekeceği inancındayız.

EL BİRLİĞİNE, İŞBİRLİĞİNE İHTİYAÇ VAR
İnsanın kendisi ve yaşadığı toplum ve doğa ile ilişkilerini düzenleyen kurallar manzumesi olan çevre etiğinin sevgi ve saygıyı pekiştirmesi bize göre formülüdür. Çevre demek vatan demektir, çevreye hürmet çağın şifrelerini çözmenin ilk şartıdır. Deniz salyası ile mücadele konusunda alınacak tedbirlere, uygulanacak politikalara destek vereceğimizi, yapılacak her çalışmanın yanında duracağımızı ifade ediyorum.

Çevre ve Şehircilik Bakanı tarafından hazırlanan eylem planını 7/24 esasıyla deniz salyasını temizleme seferberliğini destekliyoruz. Partilere düşen görev bu meseleyi istismar etmemeleridir. El birliğine, güç birliğine ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.

SİYASİ ETİK YASASI ÇIKARILMALI
Çevre etiği ne kadar önemliyse siyasi etik kuralları da bir o kadar önemlidir. Siyasi etik yasasının süratle ve mutabakatla çıkarılmasıdır. Siyaset centilmenlik içinde yapılmalıdır. Siyaset akıl tutulmasının neden olduğu düğümü çözmekle yükümlüdür. Geçmişine sırt dönüp çıkarlarının peşine düşenlerin görünürlüğü artmıştır. Dün birlikte olduklarını bugün karalamaları münafıklık alametleridir.

Türkiye’de başbakanlık yapmış bir şahsın sırları döküp saçması bariz bir delildir. Gizlemesini bilmeyenin yönetmesi mümkün değildir. Serok Ahmet böyle birisidir. Aynı şey selamsız Babacan için de geçerlidir. Serok için deniz bitmiş, filikası su almıştır. Zillet ittifakının asıl ve yedek kadrosunu teşkil eden davası ve devası olmayan partinin başkanlarının iddia ve itirafları esas itibariyle düşünce namusu bakımından utanç vesikasıdır. Demokrasinin bekası iki ucu keskin bıçak gibi parlayan hassasiyete bağlıdır. Serok ve devasızların diğer zillet ortaklarıyla buna riayet etmeyeceklerini biliyoruz.

MUHALEFETİN ORTAK ADAY TARTIŞMASI
Organize suç şebeklerine, terör örgütlerine, Türk düşmanlarına sözcülük yapan köksüz ve kişiliksiz muhalefet anlayışı karşımızdadır. İktidarı düşürmek için vatanı düşürmeye hazırlardır. Ancak bu vatan düşmeyecek, Türkiye zillete boyun eğmeyecektir. CHP ve İP’in siyasi iradesi güdümlüdür. Bunların rotasını belirleyen temelsiz isnatlar Türkiye karşıtlarının tezleri, küresel senaryolar, emperyalist oyunlardır.

HDP 2023’te yapılacak seçimler konusunda ortak aday çıkarmanın ciddi bir seçenek olduğunu açıklamıştır. HDP, CHP ile İP’i çoktan kafeslemiş, üzerine de kilidi vurmuştur. HDP’nin eş başkanı seçimlerde işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu söyleyerek bir plan çerçevesinde konuştuğunu ihdas etmiştir. PKK’dan aldığı talimatlarla siyasetini belirleyen HDP’nin CHP ve İP’i karara zorlaması son zamanlarda iyice yoğunlaşmıştır.

2023 seçimlerinden ne olacağından, nasıl ortaklık kurulacağından daha önce devasa bir sorun vardır. HDP’nin kapatılmasıyla milletvekillerinin dokunulmazlıklarının görüşülmesi tavsamaktadır. HDP’nin kapatılması artık hukuk konusudur. Bundan sonra tüm gözler Anayasa Mahkemesi’ne çevirecektir. Bu mahkemenin bir kez daha iade seçeneği kalmamıştır. HDP’nin TBMM’de bulunması hak mıdır, hukuk mu, helal mi?

AHMET ŞIK’A ELEŞTİRİ
TİP’li bir milletvekilinin iftiraları karşında ne yapacağız? Bu hainin dokunulmazlığını kaldırıp adalete teslim etmeyecek miyiz? TBMM’de bizimle aynı havayı teneffüs ediyor. HDP’lilerden cesaret alan bu suçlu bilmelidir ki, Türkiye Cumhuriyeti katil olsaydı bugün bulunduğun yer TBMM değil mezarlık olurdu. Bu aşağılık tiplere tahammül edemeyiz. Bu bölücünün layık olduğu yer demir parmaklıkların arkasıdır. HDP terörizmin siyaset ayağıdır. HDP’nin kapatılması siyasetten, demokrasiden kaydının silinmesi namus borcudur.

TERÖRLE MÜCADELE
Terörle mücadeleyi her saha ve zeminde kararlılıkla icra ediyoruz. Üst düzey terör baronları başarıyla yok edilmektedir. PKK’nın Mahmur genel sorumlusunun muazzam bir operasyonla etkisiz hale getirilmesi bunlardan bir tanesidir.

Mahmur kampının mağlubiyeti terör örgütünün kaynağını kurutacaktır. Kandil’e dikelim bayrağı, Sincan’a vuralım yumruğu… Demem odur ki doğru yoldayız, doğru bir mücadelenin tarafındayız. ABD’li terör sevicinin sözleri değersizdir. ABD’nin PKK/YPG’yi kara gücü olarak değerlendirmesi müttefiklik hukukuna sürülmüş bir zehirdir. Teröristlere, ağır yaralılara nasıl müdahale edileceğini göstermiştir. ABD’li askerler teröristleri ilk yardım konusunda eğitmişler. Bu tablo tam bir çürümüşlüktür. Sayın Cumhurbaşkanımız, NATO zirvesinde ABD Başkanı Biden’a skandal gelişmeleri, terör örgütüyle kurulan yakınlığı inanıyorum ki anlatacaktır. Dünyanın neresinde olursa olsun terörizmin kanlı hesaplarına karşı küresel bir tepki kurumsallaşmalıdır.

Burkina Faso’daki terör saldırısında 200’e yakın kişinin katledilmesi insanlığın sorunu olarak görülmesi gerekmektedir. Artık uluslararası toplum terörizme karşı fiile geçmeyi başarmalıdır. Terörle mücadele bütün ülkeleri bağlayacak siyasi bir eylem planı geliştirilmelidir. Terör örgütleriyle ortak bir gelecek planlayanların ulaşacakları yer zulümdür.”

Reklam Alanı