Ünlü iş kadını ve EUAVAKFI Başkanı mimar Emel Uslu Atik 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ilgili güzel bir yazı kaleme aldı.

EUAVAKFI Başkanı mimar Emel Uslu Atik’in o yazısı..
Onun Mavi Bakışındaki Umut, Bir Çocuğun Gülüşünde Saklı
Bazen bir çocuğun kahkahası çınlar ya insanın içinde…
İşte o an, bütün yorgunluklar susar. Dünya durur. Ve insan hatırlar…
Asıl mesele neydi?
23 Nisan, işte tam da o hatırlayışın adıdır.
Mustafa Kemal Atatürk bu millete sadece bir bayram armağan etmedi…
Bir milletin yarınını, bir çocuğun gözlerine emanet etti.
Düşünün…
Etraf yangın yeri… Yokluk, savaş, mücadele…
Ama o, bir an durup bir çocuğun gözlerinin içine baktı.
Ve orada, hiçbir karanlığın söndüremeyeceği bir ışık gördü.
Ben o ışığı yıllardır görüyorum…
Bir köy yolunda…
Ayakkabısı olmayan bir çocuğun gözlerinde…
Elinde bayrağıyla koşan bir başka çocuğun gülüşünde…
Adını bile duymadığımız, haritada zor bulduğumuz köylerde…
EUAVAKFI’nın geleneksel olarak düzenlediği
EUA Çocuk Festivali ile bu güzel ülkenin dört bir yanını dolaşırken,
81 ilde,ulaşılmayan köylere girerken şunu gördüm:
Bir çocuğun yüzünü güldürmek…
Sadece bir anlık mutluluk değildir.
Bir ülkenin kaderine dokunmaktır.
Ve bazen…
Aynı dili konuşamasak bile,
gözlerimizle anlaşırız…
Bir sarılışta, kelimelere ihtiyaç duymadan sevgimizi anlatırız.
Çünkü sevgi, en çok kalpten konuşur.Kalplerde büyür.
Ben “Emel Abla” oldum o yollarda…
Bazen bir saç okşayışında,
Bazen bir oyuncağı uzatırken,
Bazen sadece diz çöküp göz hizasına inip “Seni görüyorum” derken…
Çünkü bir çocuk görülürse büyür.
Sevilirse güçlenir.
İmkan verilirse başarır.
Adaletle büyürse… dünyayı değiştirir.
Bugün balkonlara astığımız Türk bayrakları sadece bir kutlama değil…
O bayrağın gölgesinde özgürce gülen çocuklara verdiğimiz bir söz aslında:
“Sizi yalnız bırakmayacağız.”
Ama kendimize dürüst olalım…
Gerçek 23 Nisan; sadece bir gün değil.
Bir çocuğun aç uyumadığı,
Kendini yalnız hissetmediği,
Fırsat eşitliğinden mahrum bırakılmadığı,
Hayal kurmaktan vazgeçmediği her gündür.
Akılla,Bilimle ve teknoloji ile yetişen bizim çocukların dünyadaki başarı öyküleri çoğaldıkça umutlarımız artar.
Ve ben bir anne olarak…
Bir kadın olarak…
Yıllarını çocuklara ve gençlere adamış bir yürek olarak şunu çok iyi biliyorum:
Bir çocuğun gülüşü eksikse, bu ülkenin geleceği eksiktir.
O yüzden ben hâlâ yollardayım…
Hâlâ bir çocuğun elini tutmanın peşindeyim…
Aklı,Bilimi ve milli değerleri önce gören çocukların eğitimi için çabalardayım.
Hâlâ o mavi bakışta gördüğümüz umudu, her çocuğun gözlerinde çoğaltmak için çalışıyorum…
Çünkü inanıyorum…
Bir çocuk gülerse,
Bir ülke ayağa kalkar.
Ve bir gün…
Bu ülkenin bütün çocukları aynı anda güldüğünde…
İşte o gün, Atatürk’ün bize emanet ettiği Cumhuriyet; değerleriyle yükselir,ülkemiz muassır medeniyet seviyesine ulaşır ve gelecek gerçekten kurulmuş olacak.









