Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Kocaeli İl Teşkilatı tarafından düzenlenen “Türkiye Buluşmaları” programında yaptığı konuşmada ekonomi, siyaset ve dış politika gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“BU İKTİDAR TÜRKİYE’Yİ ARTIK TAŞIYAMIYOR”
İktidarın ülkeyi yönetme kapasitesini kaybettiğini savunan Arıkan, Cumhurbaşkanı’nın geçmişte kullandığı “metal yorgunluğu” ifadesini hatırlatarak şunları kaydetti:
“Bu iktidar Türkiye’yi artık taşıyamıyor. Sayın Cumhurbaşkanı bir zamanlar, ‘metal yorgunluğu’ demişti… Bu sözün üzerinden neredeyse on yıl geçti… Şimdi, o metal daha da paslandı, o metal daha da çürüdü. Türkiye’yi taşıyamaz hale geldi. Dünyanın büyük kırılmalar yaşadığı, yüz yıllık yeni planların yapıldığı bir dönemde Türkiye, yorgun bir iktidarın gölgesinde yeniden ayağa kalkamaz.”
“BİZİM TEKLİFİMİZ BİRLİKTE YOL YÜRÜMEKTİR”
Konuşmasında tüm kesimlere ortak mücadele çağrısında bulunan Arıkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün Türkiye’nin ihtiyacı olan şey sadece yeni projeler değildir. Yeni bir siyasi ahlaktır. Yeni bir güven sözleşmesidir. Yeni bir toplumsal mutabakattır. Çünkü hiçbir yatırımcı güven olmayan yere yatırım yapmaz. Hiçbir girişimci öngörü olmayan yerde büyüyemez. Hiçbir genç adalet görmediği yerde hayal kuramaz. Bu yüzden ‘temiz siyaset’ bir ahlak tartışması olduğu kadar aynı zamanda bir kalkınma meselesidir.
Bizim bir teklifimiz var. İçinde bulunduğumuz koşullardan rahatsız olan, gidişata itiraz eden, bu bozuk düzeni değiştirmek isteyen herkese teklifimiz, tüm farklılıklarımıza rağmen, gelir dağılımda, adalet için, yargı mekanizmasının siyasetin aparatı olarak kullanılmasına müsade etmemek için, çocuklarımızın hayallerini, gençlerimizin ve kadınlarımızın umutlarını çoğaltmak ve büyütmek için, bu ülkeyi tolumun her kesimi açısından yaşanabilir kılmak için mücadele eden herkese teklifimiz birlikte yol yürümektir. Milletimizin bizden beklentisi haksızlıklara ve hukuksuzluklara karşı, kimseyi dışarıda bırakmadan, hep birlikte bu coğrafyanın ihtiyacı olan en büyük ittifakı kurmak, büyütmek için en etkin şekilde çalışmamızdır. Biz bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmelerin farkında olarak ve tarihi sorumluluğumuzun bir gereği olarak toplumun farklı kesimlerini barıştırmak, kucaklaştırmak, birleştirmek için gayret edeceğiz. Bizim tercihimiz tarihin doğru tarafında durmak değil, doğru tarafı inşa etmektir.”








