İYİ Partili Aytun Çıray’dan 5 kritik soru: Kimlik arayışları pahalıya patlayacak!

0
0

İYİ Parti Genel Başkan Başdanışmanı ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Türkiye’nin son aylarda dış politikada aldığı kararlar ile ilgili çarpıcı iddiaları meclis gündemine taşıdı.

Aynı zamanda İstihbarat ve Güvenlik Komisyonu üyesi olan Çıray, emekli büyükelçi Şükrü Elekdağ’ın Uğur Dündar ile yaptığı söyleşide ortaya koyduğu riskleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Roma’daki görüşmede ABD Başkanı Joe Biden’a verdiği tavizlerin neler olduğunu cevaplaması için bir soru önergesiyle Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na sordu.

AK PARTİ YÖNETİMİNİN JEOPOLİTİK KİMLİK ARAYIŞI ÇOK PAHALIYA PATLAYACAK

Çıray, son aylarda Türkiye’nin ABD ve Rusya arasında hem ticari hem siyasi ilişkiler bağlamında kararsız ve itibarsız bir ülke görüntüsü çizdiğini belirtti. Bu zamana kadar yaşanan pek çok hadisenin Türkiye’nin elini zayıflattığını belirten Çıray şunları söyledi:

S-400 ve F-35 programı arasındaki gelgitler, Rusya ile gerilimli olan Ukrayna’ya SİHA satışı, ABD’nin S-400 meselesinden dolayı Türkiye’yi F-35 programından çıkarması ve yaptırım tehditleri, geçmişteki rahip Brunson ve mektup krizleri, 33 şehidimizin ardından Putin’in kapısında beklemeleri, New York’daki BM Genel Kurul toplantısında Biden ile görüşme talebinin reddedilmesi gibi hadiseler gösteriyor ki; AK Parti’nin Türkiye’yi içine soktuğu jeopolitik kimliği, yanlış dış politikaları sonucu içinden çıkılamaz bir duruma sürüklenmiştir. Cumhuriyetimizin geleneksel ‘yurtta barış, dünyada barış’ politikasına derhal dönülmediği takdirde, bir oraya bir buraya sürüklenen AK Parti dış politikası Türk Milletine çok pahalıya patlayacaktır.

ERDOĞAN BIDEN’A NE VERDİ?

Tüm bu gerilimler yaşanırken 31 Ekim 2021 tarihinde Roma’da yapılan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Biden görüşmesinden sonra Biden’ın Türkiye’ye bakışında olumlu yönde çok ani bir değişim yaşandığını belirten Çıray, bu değişimin sebebinin Biden’a verilen çok ciddi tavizler olduğu görüşünü dile getirdi. Çıray, Erdoğan’ın verdiği tavizler sonucunda, Beyaz Saray ve ABD yetkililerinin açıklamalarının, Washington’ın S-400 meselesi ile ilgili dayatmalarından vazgeçtiği ve ABD – Türkiye ilişkilerinin ortak çıkarlara dayanarak geliştirme yolunda mutabık kalındığı yönünde olduğunu belirtti. Biden’a verilen bu tavizin ise, ‘ABD’nin Karadeniz’de Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna ve Gürcistan’ın da katılacağı ortak bir NATO deniz gücü kurularak Rusya ile mücadeleye girişme isteğinden kaynaklandığı söyleyen Çıray, ABD/NATO’nun Karadeniz’de doğuya doğru genişleme stratejisinde doğru poziyon alınmaz ise Türkiye’nin çok yönlü bir sıkışmışlığın içine sürükleneceği konusunda hükümeti uyardı.

MONTRÖ ANLAŞMASI RİSKE ATILAMAZ

Çıray, Türkiye’nin ABD’nin projesi olarak Karadeniz’de oluşturulacak NATO deniz gücünün bir üyesi olması halinde, bu projenin tabiatı gereği Montrö kurallarının da batı ekseni lehine esnetilmesi ve Türkiye’nin boğazlardaki hükümranlık haklarının sorgulanması riskinin oluşması muhtemeldir, dedi. Diğer yandan Karadeniz’de tırmandırılacak bir krizin bölgesel çatışmaya dönüşmesi halinde Rusya ile karşı karşıya gelme tehlikesinin de bulunduğunu söyleyen Çıray, Türkiye’nin giderek sıkışacağını ve Montrö Anlaşması’nı dengeli bir biçimde uygulamakta zorlanacağını belirtti.

Çıray sözlerini şöyle tamamladı:

Bu projenin üyesi olunması halinde aynı zamanda Ukrayna, Gürcistan, Türkiye ve Rusya arasında doğabilecek her anlaşmazlıkta ABD/NATO tarafından büyük bir baskıyla da karşı karşıya kalınacaktır. Tüm bu iddiaların doğru olması halinde ekonomik olarak son derece kırılgan bir pozisyonda olan Türkiye, çok ciddi bir milli güvenlik sorunu ile karşı karşıya kalacaktır.

Çıray şu soruları yöneltti:

KARADENİZ’DE BÖLGESEL BİR ÇATIŞMA DURUMUNDA S-400 LER KULLANILACAK MI? 

1- 31 Ekim 2021 tarihinde Roma’da yapılan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Biden görüşmesinde, Sayın Erdoğan’ın bazı konularda tavizler verdiği doğru mudur? Eğer doğruysa bu tavizler hangi konularda verilmiştir?

2- Roma’daki görüşmeden sonra S-400 konusunda Türkiye’ye baskı yapan ve yaptırım tehdidinde bulunan ABD’nin, bu tutumundan vazgeçip bir anda işbirliğine gitmesinin arkasında yatan sebep, ABD’nin Rusya ile mücadele için Karadeniz’de oluşturacağı bir NATO deniz gücüne Bulgaristan, Romanya, Ukrayna ve Gürcistan’ın yanında Türkiye’nin de katılacak olması mıdır?

3- ABD projesi olan söz konusu NATO deniz gücünün oluşturulması, Montrö Anlaşması’nın Türkiye’ye sağladığı kontrol ve hükümranlık haklarının sorgulanması riskini doğurmamakta mıdır?

4- 40 adet “Blok 70 F-16” ve 80 adet “modernizasyon kiti” satın alma talebine Kongrenin çıkaracağı güçlüklere rağmen ABD Başkanı Biden’ın bunu destekleme vaadi karşılığında Biden’a neyin sözü verilmiştir?

5- Türkiye’nin Karadeniz’de oluşturulacak NATO deniz gücü projesinde yer alması halinde Rusya ile bölgesel bir çatışma riskine karşı Rusya’dan alınan S-400 hava savunma sistemlerinin durumu ne olacaktır?

Reklam Alanı